Konya’nın Denizi, Akdeniz’in Yaylası: Beyşehir

Konya’daki fotoğraf topluluğumuz, tarihin ve sanatın buluşma adresi Sille Sanat Sarayı’nın, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği ve kadın üyelerinin bir araya geldiği  “Sarayın Sultanları Buluşuyor” etkinliği, bu sene de dolu dolu geçti.

Türkiye’den ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen kadın üyeler; Beyşehir, Leylekler Vadisi, Taş Köprü gibi Konya’nın güzelliklerine tanık oldu.

“Güneşin batışı sırasında göl ve Anamas Dağı’nın birlikteliği sayesinde mükemmel bir manzara ortaya çıkar. Öyle ki Beyşehir Gölü üzerindeki güneş batarken oluşan gurup dünyaca ünlüdür.” der Beyşehir Belediyesi’nin resmi internet sayfasında. (1)

Gerçekten de görülmeye değer güzellikte olan bu şirin ilçede fotoğraf zenginliğini yaşadık, doğanın uyanışına tanık olduk.

Fırsatınız varsa bu güzellikleri görmenizi tavsiye ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fotoğraflar: Nagihan ŞEKERCİOĞLU

Kaynak: (1) http://www.beysehir.bel.tr/beysehir-golu-ve-adalar.html

Reklamlar

Kırmızı Rugan Ayakkabılar…

Biraz edebiyat molası…

Bir bayram arifesi pazarda gördüğüm ve fotoğrafladığım kırmızı rugan ayakkabılar hakkında şiir tadında bir başlangıç olsun dedim.

İlk bölüm, naçizâne kelimelerimle buluştu.

İkinci bölümü; edebiyat ve şiir dostu arkadaşım Seyit KARAGÜNEY yazdı. ( http://www.seyitkaraguney.com/ *** https://www.instagram.com/karaguneys/)

Keyifli okumalar diliyorum.

*******************

Semt pazarında dikkatimi çekti dün.

Bir çift kırmızı rugan ayakkabı…

Minik kız çocuklarının rüyalarına giren…

Büyülü bir prenses masalından çıkmış gibi öylece duruyordu tezgahta satılmayı bekleyerek.

Hele bayram öncesi alınırsa ne kadar da çok değerli olurdu minik kalpler için?

Yastığın yanında usulca beklerdi onlar bayram sabahı giyinilmeyi.

Kırmızı rugan ayakkabıları arayanların hikâyesiydi bu belki de, kim bilir?

Oysa dünya, çoğu kez çocukların oyun bile oynamasına müsaade etmiyordu ki…

Tarifsiz acılarla yaşanan savaşların gölgesinde büyüyen, kaçan, sömürülen, ölen insanlar belirdi bu kez gözümde.

Çocukluğunu yaşamadan satılan, telli duvaklı küçük bedenler…

Sahi, Ünzile kaç koyun ediyordu?

******************

Büyüyeceğini bilmeden yatar uykusuna bir kız çocuğu.

Rüyasını görür yeni alınacak bayramlık pabuçlarının.

Ki bilmez,

Ertesi gün çocuk bedenine göre biçilmiş ve de bedeli ödenmiş gelinliği giydirildiğinde zorla büyüyeceğini.

Bu yüzden üzeri hep tozlu kalmıştır,

Şehrin bedesteninde satın alınmayı bekleyen kırmızı pabuçların.

******************

Yurdumun Çiçekleri

Kasım’ ın en güzel sürprizi yurdumun çiçekleri, öğrencilerim oldu.

Şirin bir köy okulunda ücretli öğretmenlik görevime başladım. Pırıl pırıl bir gelecekle kucaklaştım. Hislerime kelimeler yetersiz kalıyor.

Başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet Dönemi’ nin ilk öğretmenlerinden halalarım; Hanife TÜZÜNER’ i, Hatice DEMİR’ i, kuzenim Can ARK’ ı mutluluk ve hüzünle anıyorum. Öğretmen büyüklerimin, arkadaşlarımın desteği ve deneyimleriyle ilerleyeceğim ne mutlu ki!

Onlardan bir parça ışık alıp yayabilmek… Tarifsiz bir sevinç.

Öğrencilerimle ilk tanışmamızda geçen bir konuşma: “Bir hayaliniz olsun, bir idealiniz olsun. Asla pes etmeyin, geride durmayın! Ülkeniz, aileniz ve kendiniz için bir şeyler yapın! Ama deneyin! ”

Evet, bazı insanlar hayata 1-0 yenik başlar. Sosyal, ekonomik dengesizlik, eğitimde eşitsizlik, imkansızlıklar, kültür yapıları, bakış açıları vs… İşte bu insanlar köy ve şehir arasındaki uçurumda çırpınıp dışarıdaki dünyaya açılmaya korkar, cesaret edemez.

Oysa kim bilir? Bir kıvılcım hayatlarında birçok şeyi değiştirebilir.

Geleceğimize ışık olan tüm eğitimci öğretmenlerimin, hocalarımın öğretmenler gününü kutluyorum.

Sevgi ve saygılarımla.

Sille Sanat Sarayı Üyeler Buluşması

Fotoğraf vesilesiyle Sille Sanat Sarayı çatısı altında hep birlikte güzel anlara ortak olmak, ufkumuzu açmak, keşfetmek, öğrenmek, paylaşmak ve yurt içinden, yurt dışından dostluklar kazanmak kadar muhteşem ne olabilir ki?

Sille Sanat Sarayı Üyeler Buluşması bu yıl 27-28-29 Ekim tarihlerinde Alanya’da gerçekleşti.

Üyeler buluşmasına Türkiye’deki üyelerin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ nden, Çin’den ve Bosna Hersek’ten üyeler ile birlikte toplam 127 üye katıldı.

Etkinlikte; Sille Sanat Sarayı Seyit Ali Ak Kupası’ nda tur atlayan üyelerin sunumları izlendi. Üyelerin sertifikalarının verilmesinin yanı sıra yeni unvan rozetleri sahiplerini buldu.

Sille Sanat Sarayı’ nın organize ettiği 4. Uluslararası ILFIAP Kulüpler Fotoğraf Sergisi Alanya Kızılkule’ de açıldı.

Türk fotoğrafının kilometre taşları Sayın İbrahim ZAMAN ve Sayın Ozan SAĞDIÇ’ ın onurlandırdığı program dolu dolu geçti.

Sille Sanat Sarayı Topluluğu tarafından “Türkiye’de Yılın Fotoğrafçısı Onur Ödülü” fotoğraf sanatında tek devlet sanatçısı unvanı bulunan Ozan SAĞDIÇ’ a verilirken, “Dünyada Yılın Fotoğrafçısı Onur Ödülü” de Türk fotoğraf sanatına sağladığı katkılar nedeniyle Umman Fotoğraf Topluluğu (Oman Photography Society) Başkanı Ahmed Al BUSAIDI’ ye verildi.

“Sille’de Yılın Fotoğrafçısı Onur Ödülü” nü ise yaşadığı sağlık sorunlarına karşın fotoğraf sanatını hayata tutunacak bir yol olarak seçen ve hastalığını büyük ölçüde fotoğraf sanatına bağlılığı ile yenmeye çalışan İsmail DEĞİRMENCİ’ ye verildi.

Reha BİLİR yaptığı konuşmasında: “MS hastası olan İsmail DEĞİRMENCİ, fotoğrafa ve sanata olan tutkusu ile diğer MS hastası insanlara da örnek olup bir umut ışığı haline gelmiştir. Açtığı sergilerle, verdiği sosyal mesajlarla, Türkiye MS Derneği içindeki çalışmaları ile bu ödülü almaya hak kazanmıştır.” dedi.

 

Emekleri için Sayın Reha ve Şadiye BİLİR, Cafer YAMAN hocalarımıza, değerli katılımcı fotoğraf ustalarımıza, dostlarımıza sonsuz teşekkürler…

Kaynakça:

https://www.haberkent.com/haber/engelini-asmakla-kalmadi-odulde-aldi-h208.html

http://www.konyaolay.com/sille-sanat-sarayi-nin-alanya-bulusmasi/7850/

 

 

 

Justinianus Köprüsü – Sakarya

“Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’ nın, Türk tarihi vurulur.” demiş Necip Fazıl “Sakarya Türküsü” adlı şiirinde…

 

 

Justinianus Köprüsü; Serdivan ilçesi, Beşköprü mevkiinde, D-100 (E-5) Karayolu’ nun 250 m. kuzeyinde, Sapanca Gölü’ nün sularını Sakarya Nehri’ ne boşaltan Çark Deresi (Melas Çayı) üzerinde yer almakta, Erken Bizans Dönemi’ nin Anadolu’ daki en görkemli anıtsal yapılarındandır.

Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından M.S. 558-560 yıllarında yaptırılan Erken Bizans Dönemi’ nden günümüze sağlam olarak gelebilmiş olan bu taş köprü, 365 metre (apsisli yapıdan zafer takına kadar olan bölüm 384,30 metre) uzunluğunda, 9,85 metre genişliğinde olup, ortada yer alan dairesel 7 kemer, 2 batı, 3 doğu yönünde yer alan uçlara gittikçe küçülen tali kemerler dâhil toplam 12 kemerlidir.

Köprünün batı ucunda tak izi, doğu ucunda apsisli yapı ve köprü ile ilgili tonozlu yapı kalıntıları bulunmaktadır. Adapazarı güneybatı yakınında, daha doğrusu kentin o yanda hemen bitişiğinde bulunan, Justinianus Dönemi yapıtı çok görkemli köprüye önceleri Latince Pons (Köprü) deniyordu ve köprünün kendine özgü başka bir adı yoktu. Sonradan, Pons’ un Latince’ de “köprü” demek olduğunu bilmeyen Rumlaşmış halk, bu sözcüğü bir öz ad olarak algılayıp köprüyü, “Pons Köprüsü” anlamında Pontogephyra diye anmaya başladı; daha da geç dönemde, o ad Pentegephyra’ya (Beşköprü’ye) dönüştü. Oysa köprü şu veya bu biçimde beş parçalı olmadığı gibi, beş kemerli de değildir (oniki büyük kemerlidir). Karayolları Genel Müdürlüğü’ nce 1995 yılında onarılan köprünün taşıt trafiğine kapatılmış ve köprünün her iki ucuna üçer basamak yapılmıştır.

Fotoğraflar: Nagihan ŞEKERCİOĞLU

Kaynakça: http://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sakarya/gezilecekyer/justinianus-koprusu

 

 

 

Kırmızılı Kadın

Kırmızı…

Evet… En sıcak renktir. Türkülere, şarkılara ve şiirlere yer edinmiş o güzel renk… Bayrağımızdaki gibi asil, o sıcak renk…

Renklerin psikolojisi ile ilgili bir kaynaktan edindiklerim ise şöyle:

“Cesur, enerjik, tutkulu… Aşkın, öfkenin, arzunun ve tehlikenin simge rengidir. Kırmızı çok sevilen, çok dikkat çeken ve çok sık kullanılan bir renktir. İnsan psikolojisi üzerinde canlandırıcı, heyecan verici ve kışkırtıcı bir etkisi vardır. Bazı çalışmalar, kırmızı rengin yoğun olduğu ortamlarda insan vücudundaki enerjinin %10’ unun harekete geçtiğini savunur. Kırmızı, mutluluğu temsil eder ve iştah açar. Bu yüzden gıda firmalarının oldukça sık kullandıkları bir renktir. Kırmızı renk kan basıncını yani tansiyonu etkiler, ayrıca uyarı ve tehlike işareti olarak da kullanılır. ”

Geçtiğimiz ay, Konya’ da bir ikon olmuş; kırmızılı, iyi kalpli bu muhteşem kadınla karşılaşıp, kısıtlı zamanımda biraz sohbet edebilmiştim. Sultan ablanın derin hikayesini bilenler iyi bilir… Al Jazeera Muhabiri Başak ÇUBUKÇU’ nun haberinde belirttiği gibi: Kırmızı’nın altındaki ‘gerçek’ Sultan

Ve bakın aşk hakkında neler demiş? :

“Aşk olsun. Aşk olmayınca sıkıntı olur. Aşık olarak evlenmeyeni adam yerine koymam. Aşık olmayan adam, saman gelmiş saman gider. ”

Kırmızıyla sevgi dolu günlere…

Kaynaklar:

http://www.teknikeretiket.com/renklerin_psikolojisi.htm

http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/konyanin-deli-kizi

Küçük İskender’ in “Kırmızı” adlı şiiri:

(https://www.youtube.com/watch?v=E33xxa45AZ4)

Kırmızı.
Kıpkırmızı.
Neyin kırmızı olduğunu fark edemeyecek kadar kırmızıyım.
Seviyorum.
Anlamak olsun bu.
Şimdilik anlamak olsun bu.
Tarif etmek istemiyorum.
…………………….
Kırmızı.
Kıpkırmızı.
Neyin kırmızı olduğunu fark edemeyecek kadar kırmızıyım.
***

Naçizane, fotoğraflarım…


Karadeniz’in İncisi: Akçakoca

Bu yıl 21. düzenlenen DASK DOGAY 2017  (Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması ) 17 – 20 Mayıs tarihleri arasında Karadeniz’in incisi Akçakoca’da gerçekleşti.

Dünya’nın ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğrafseverlere ev sahipliği yapan Akçakoca ile cebimizde; güzel fotoğraflar, tanıştığımız insanlar ve keşfettiğimiz muhteşem coğrafya biriktirdik.

Katılan ve kazanan tüm fotoğrafseverleri tekrar kutluyorum.

Gelin birlikte, Akçakoca’ da çektiğim naçizane fotoğraflarımla küçük bir yolculuk yapalım.

 

 

 

Konya Konulu Fotoğraf Sergimiz Açıldı

Tarihin ve sanatın buluşma adresi sanat topluluğumuz Sille Sanat Sarayı’ nın  ” Konya ” isimli Fotoğraf Sergisi, Konya’ daki üyelerimizin fotoğraflarıyla 18 Mayıs’ ta Vakıfbank İç Anadolu Bölge Müdürlüğü’ nde açıldı.

Vakıfbank İç Anadolu Bölge Müdürlüğü desteği ile Sille Sanat Sarayı kurucusu Sayın Reha BİLİR’ in küratörlüğünde gerçekleşen fotoğraf sergimiz bir hafta boyunca fotoğrafseverleri bekliyor.

Desteğiniz için teşekkürler Vakıfbank, teşekkürler Sille Sanat Sarayı!

 

Sevgi Merdivenleri…

Bir merdiven düşün!

Hayattaki tanığın olsun!

Koşma, usulca çık basamaklardan!

Sarıp sarmalasın sevgi dolu adımların…

Bir merdiven ki dünün, bugünün, yarının…

***

İnsan hayatı tıpkı bir merdivene benzer. Kimi zaman tökezleriz basamaklarda, kimi zaman geri adım atarız, kimi zaman da özveriyle ve sabırla basamakları tırmanırız bir yerlere ulaşabilmek için.

Bu merdivenlerin isimleri farklı olsa da hepimizin hayatına bir şekilde yön veriyor, sizce de öyle değil mi?

***

Peki merdiven kelimesini değil de asansör kelimesini kullansaydım bu yazım nasıl ilerlerdi? 🙂

Teknolojiye kafa tutan, hayatın iniş çıkışlarını yaşayan insanoğlu, asansör gibi bir mezarlıkta neyin farkına varabilirdi mesela? 3. kat, 8. kat, 16. kat… Saniyelerle yarış halinde ve nefes alamayarak… Belki de boğularak!

Elbette, hızına söyleyecek sözüm yok. Çelikten yapılmış sevgisiz bir kalp gibi olsa da…

***

Oysa…

Sevgi dolu adımlarla kucaklamak insanları…

Bakıp görebilmenin verdiği coşkuyla…

Biliriz ki sevgi paylaşıldıkça çoğalır, kocaman bir mutluluk güneşine dönüşür.

Çünkü hayat bunu öğretir, bunu söyler.

Böyle daha çok mutlu oluruz belki de.

Yaşamın değerini anlarız.

İnsanlığın elinden ve kalbinden gelen en içten şey değil midir?

Sevgi!

Ve sevgi merdivenleri…

 

 

 

 

 

Dünya Sanat Günü Kutlu Olsun

Dünya Sanat Günü, International Associations of Art (IAA)’ın işbirliği ile 15 Nisan günü, tüm Dünya’da kutlanıyor.

Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın ‘Dünya Sanat Günü’ (World Art Day) olarak kutlanmaya başlanması, 2011 yılında Meksika’da yapılan UNESCO resmi partneri IAA (International Association of Art) genel kurulunda, Türkiye temsilcisi ve UPSD Başkanı Bedri BAYKAM’ın yaptığı sunum ve önerisiyle gerçekleşmiştir.

Sadece IAA üyesi ülkelerde değil, tüm Dünya’daki sanatçı ve sanatseverlerin kutlaması amacıyla önerilmiş ve kabul edilmiştir.

Sanat için çok önemli olan bu günün yaratılmasındaki amaç, sanatın her yaş ve her ırktan, tüm toplum için önemini vurgulamaktır.

Kaynaklar:

http://www.arttv.com.tr

http://www.upsd.org.tr/?p=933

Piramit Sanat