Yine geçiyor elimizden zaman… Takvim yaprakları birer birer koparılıyor. Bir bakmışız yılsonu gelmiş, yeni bir yılı karşılıyoruz. Zaman bu…

Meğer ne çabuk geçmiş yıllar?

İşte Aralık’ın onuncu günü geldiğinde buruk bir tat alır bizi… 1995’in pazarı… Soğuk bir karakış… Kırmızı koltuk takımımızı anımsıyorum da… Hiç aklımdan çıkmıyor ki o tablo…

Pazar kahvaltıları hep önemlidir bizde… O gün de o kahvaltı önemliydi… Hep birlikte ama son kez içilen tavşan kanı çayı hatırladım birden… Bu yüzdendir belki de pazar günlerini çok sevmiyorum.

Seçime iki hafta kalmış… Erbakan, Mesut YILMAZ ve Tansu ÇİLLER üçlüsü önde… ECEVİT de yetişiyor peşlerinden. R.T.E. İstanbul Belediye Başkanı…

Soner Arıca “Derbeder”ken, Sertab Erener :”Hadi yüreğim ha gayret! Hele sıkı dur hele sabret! Başını eyme dik tut. Bu bi rüyaydı farzet!” derken, İzel, Çelik ve Ercan ayrılmışken, Kenan Doğulu uzun saçlarıyla şarkı söylerken… Metallica: “The God That Failed”, Barış MANÇO: “Müsadenizle Çocuklar”derken… Cem ÖZER’le “Laf Lafı Açıyor”ken…

İşte o yıllar… Nostalji dolu, naftalin kokan yıllar…

*********************************************************************

Sonsuzluğa uğurlamak çok sevdiğin canını… Babanı… Çınarın gölgesi yoktur artık… Ağlarsın sessiz sessiz işte… Ya da yazarsın benim gibi…

İşte hayat buymuş dersin… Her şey durur bir anda… Evet, hayat bu… Pürüzlük yapmasa olmaz ki! Canlarını, sevdiklerini alıyor elinden hesapsızca… Yerine yeni yeni sevinçler getiriyor. Düzen bu! Alıştım bu düzene çoktandır…

Düğün ve cenazedir yaşam… Doğum ve ölüm gibi gerçektir yaşam… Bir yanın yaprak dökse de bir yanında o hiç kaybedemediğin gülümsemen kalır! Belki de yüzüne takmaya alıştığın maskedir gülümseyişin. Kim bilebilir? Ama o gülümsemeyle güçlü olduğunun farkına varman da çok uzun sürmez. Gülmek güç verir… Gülümsemek güçlü kılar seni…

Ölüm acısını tatmayan bilemez, bilmez bunları. Uzaktan izlerler böyle… Bazen katı olursun… Konuşurlar… Bazen de aşırı sevgi dolu olursun… Yine konuşurlar… Herkes konuşadursun…

Vade dolana kadar gülümseyelim!

Herkese ve hayata inatla!

Sevgiyle Kalın…

http://www.youtube.com/watch?v=I2cbnBja-yg&feature=g-hist

Reklamlar

About Nagihan Şekercioğlu

24 Şubat 1981 tarihinde Adapazarı’nda doğdu. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimini Sakarya’da sürdürdü. Doğayı, insanları, kısacası yaşamı keşfetme arzusuna fotoğraf eklendiğinden beri büyülü dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakmaya başladı. Hayata vizörden bakmak… “IŞIK”, fotoğraf tutkunları için ne kadar önemliyse, bilgi de o kadar önemliydi O’nun için… Ailesinin ve aile büyüklerinin büyük desteği ile fotoğraf deneyimlerini kazandı. Camera Obscura’nın, fotoğrafın büyüsünü hareketli görüntü bilgileriyle yoğurduğu, sayısal görüntünün hayatında olan yerini öğrendiği, sinemadan, heykele, mimariden, ebruya, resme, kısaca bir bütün olan tüm görsel kültür dallarına tanık olduğu için çok şanslı olduğunu belirtmek istemektedir. Açılan yeni ufuklar, pencereler, değişen bakış açıları… Ve en önemlisi hayatına kattığı değer… Yaşamın büyüsüyle insanı anlayan, yorumlayan büyülü dünyada çalışmalarına devam etmektedir. “Hayata vizörden bakmak… Bakıp görebiliyor, görüp hissedebiliyor, hissedip bunu kalpten yaşıyor, paylaşıyorsak eğer çok şanslıyız demektir. Bir parça ekmeğin değerini bilen ve onu paylaşan, ne olursa olsun hayata gülümseyen iyi niyetli insanlarız. Şükürler olsun.” Nagihan ŞEKERCİOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s