Sultan 2. Abdülhamid, siyasi dehasıyla, cihan devletinin çöküşünü geciktiren hükümdar olarak tarihe geçti. Devrinde onu tahttan indirenler, kendisini anlayamayıp acımasızca eleştirenler dahi, yıllar sonra onun ne kadar uzak görüşlü bir devlet adamı olduğunu kabul etmek mecburiyetinde kaldı.

sultan_abdulhamid02_12429-aile-albumu-fotograflariO, pek çok özelliği yanında, devlet idaresinde fotoğrafı en etkin şekilde kullanan bir devlet adamı. Çektirdiği fotoğraflarla, yurtiçinde ve yurtdışındaki gidip görmediği yerler hakkında fikir sahibi olmuş, gelişmeleri izlemiş. Kendisine sunulan yazılı ve sözlü raporlarla yetinmemiş, dönemin en önemli icatlarından olan fotoğraf çekiminden destek almış. Sadece mekan ve önemli nokta fotoğraflarından değil, askeri talimlerden cezaevlerindeki mahkumlara kadar her türlü görüntüden yararlanmış.

Kendi siparişlerinin yanında yabancı fotoğrafçıların çektiği resimleri de para verip satın aldırtmış. Sultan, hem devleti, hem de dünyayı fotoğraflarla okumuş. Osmanlı’nın ihtişamını, ekonomik ve askeri gücünü yansıtan albümler oluşturup yabancı devlet başkanlarına göndermiş, “Osmanlı hâlâ ayaktadır, güçlüdür” mesajını vermiş.

Abdülhamid’in, topladığı fotoğraflardan 911 albüm oluşturduğu belirtiliyor. Albümler, Sultan 2. Abdülhamid’in emriyle saray kitaplığı için oluşturulduğundan Yıldız Albümleri olarak biliniyor. Fotoğraf albümleri fotoğrafçılığın Osmanlı İmparatorluğu’na girmesinden kısa bir süre sonra 1880’den itibaren düzenlenmiş. Saray ilk kez Sultan Abdülaziz döneminde fotoğrafa el atıyor. 1864 yılında sarayın kapıları fotoğrafçılara açılıyor. İlk fotoğraflar Kırım Savaşı’na ait. Bunu Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatine yönelik fotoğraflar takip ediyor. Ancak Osmanlı topraklarındaki tarihî eserler başta olmak üzere tüm dünyayı arşivlemek Sultan Abdülhamid’e nasip oluyor.

manzara

Eminönü ve Galata, Ali Paşa Konağı

236

Karaköy Osmanlı Bankası – 1880-1893

238

Eminönü’nden Galata Köprüsü

242

Unkapanı Köprüsü’nden Haliç ve Galata

Bu eşsiz hazine, bugün dünyanın en önemli fotoğraf koleksiyonlarından biri. Fotoğrafların pek çoğu zaman içinde yıpranmış, silinmiş olsa da geriye kalanlar bile büyük bir zenginlik. Maalesef, bu eşsiz koleksiyondan kamuoyuyla paylaşılmadan önce pek çoğumuzun haberi yoktu.

Sultan Abdülhamid mirası fotoğraflardaki görüntüler 7 milyon kilometrekarelik bir coğrafyanın tanığı ve Bosna’dan Habeşistan’a, Batum’dan Tunus’a kadar uzanıyor. Şehirler, sultanın yaptırdığı binalar, bina çizimleri, rüştiye mektebi talebeleri, askerler, camiler, çalışan kadınlar… Kadrajda neler yok ki; kalabalık Manastır sokakları, Yemen’in taş yapıları, Bosnalı köylüler ve Mostar Köprüsü, Selanik Ayasofya Camii, Kudüs’ü koruyan Osmanlı askerleri, El Ezher Camii’nde bir ikindi vakti, Beyrut’taki Amerikan Üniversitesi, Mısır Piramitleri, Girit’te cephane deposu… Günümüzde bu güzellik ve sadelikte fotoğraflanamayacak mekânlar…

91449

Uzunkemer (Petnahor) Kemerburgaz

49545

Yıldız Sarayı Büyük Mabeyn Dairesi Beşiktaş

37524

Perdeli Köşk, 1888 Kağıthane

Müslüman fotoğrafçıların yetişmesi ve Kâbe’nin ilk fotoğraflarının onlar tarafından çekilmesi de Abdülhamid’in direktifleri ile gerçekleşiyor.

2. Abdülhamid’in bu fotoğraflar üzerine büyük bir imaret çalışmasına girmiş olması da muhtemeldir. Kudüs’ten, Irak’tan, Mekke’den resmedilen Osmanlı askerleri, döneme ilişkin pek çok ipucu veriyor. Fotoğraflara bakılınca, Türk evi Balkan’da yaygın, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da sivil Osmanlı mimarisi göze çarpıyor.

Osmanlı’nın ekonomik durumu hakkında fikir veren fotoğraflar da az değil. Limanlar, ticaret odaları, vergi daireleri, gümrükler, pazarlar ve çarşılar, köprüler, demiryolları, tersane ve fabrikalara ait görüntüler önemli birer belge. Zamanın teknoloji ve uygulamalı bilimlerini sergileyen fotoğraflarda silah ve çeşitli sanayi ürünleri, makineler, demiryolu, lokomotifler, gemiler yer almakta.

241

Karaköy Rıhtımı ve Galata

Sultan Abdülhamid’in 1880’li yıllara ait fotoğraflarla birlikte 35 bin kareden oluşan özel fotoğraf arşivi İstanbul Üniversite kütüphanesinin raflarında saklanıyor. British Museum ve Library of Congress ve Bibliotheque Nationale, İstanbul Üniversitesi’nin dışındaki en zengin Yıldız Albümleri koleksiyonuna sahip. Bunun da sebebi Osmanlı Devleti’ni tanıtmak için 1890’lı yıllarda ABD başkanı, İngiliz kraliçesi ve Fransız imparatoruna fotoğraflar gönderilmesi. Bu fotoğraflar bugün, dünyanın önde gelen kütüphanelerinde itina ile saklanıyor.

Padişah Sultan II. Abdülhamid, koleksiyondaki bazı albümleri Amerika ve İngiltere’ye göndererek Osmanlı’nın “hasta adam” imajını değiştirmeye çalışmıştır.

Koleksiyon, saltanatın kaldırılmasından sonra sarayda yağmalamaya başladığında kütüphane görevlisinin canı pahasına eserleri koruması sayesinde günümüze dek ulaşmıştır.1925 yılında Yıldız Sarayı Kütüphanesi’nin İstanbul Üniversitesi bünyesine katılması ile koleksiyon da İstanbul Üniversitesi’ne geçmiştir ve müdürlüğünü kütüphaneyi yağmadan koruyan görevlinin oğlu Nurettin Kalkandelen üstlenmiştir.

Fotoğrafların bir kısmı Nurhan Atasoy‘un hazırladığı Yadigar-ı İstanbul adlı kitapta yayımlanmıştır.

NADİR ESERLER

II. Abdülhamid koleksiyonu olarak anılan 911 adet albüm ve bunların içinde bulunan yaklaşık olarak 36.585 fotoğraf da Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

 

KAYNAKÇA:

http://kutuphane.istanbul.edu.tr/?page_id=6083

http://kutuphane.istanbul.edu.tr/?page_id=6462

https://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_Saray%C4%B1_K%C3%BCt%C3%BCphanesi_Foto%C4%9Fraf_Koleksiyonu

http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay/41988/4369/6/ii-abdulhamid-ar-ivinden-istanbul-foto-raflar

http://www.timeturk.com/tr/fotogaleri/tarih/2-abdulhamit-ten-padisah-saraylari-fotograflari/

http://www.netpano.com/ii-abdulhamitin-fotograf-albumu/

Reklamlar

About Nagihan Şekercioğlu

24 Şubat 1981 tarihinde Adapazarı’nda doğdu. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimini Sakarya’da sürdürdü. Doğayı, insanları, kısacası yaşamı keşfetme arzusuna fotoğraf eklendiğinden beri büyülü dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakmaya başladı. Hayata vizörden bakmak… “IŞIK”, fotoğraf tutkunları için ne kadar önemliyse, bilgi de o kadar önemliydi O’nun için… Ailesinin ve aile büyüklerinin büyük desteği ile fotoğraf deneyimlerini kazandı. Camera Obscura’nın, fotoğrafın büyüsünü hareketli görüntü bilgileriyle yoğurduğu, sayısal görüntünün hayatında olan yerini öğrendiği, sinemadan, heykele, mimariden, ebruya, resme, kısaca bir bütün olan tüm görsel kültür dallarına tanık olduğu için çok şanslı olduğunu belirtmek istemektedir. Açılan yeni ufuklar, pencereler, değişen bakış açıları… Ve en önemlisi hayatına kattığı değer… Yaşamın büyüsüyle insanı anlayan, yorumlayan büyülü dünyada çalışmalarına devam etmektedir. “Hayata vizörden bakmak… Bakıp görebiliyor, görüp hissedebiliyor, hissedip bunu kalpten yaşıyor, paylaşıyorsak eğer çok şanslıyız demektir. Bir parça ekmeğin değerini bilen ve onu paylaşan, ne olursa olsun hayata gülümseyen iyi niyetli insanlarız. Şükürler olsun.” Nagihan ŞEKERCİOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s