Naciye SUMAN; İlk profesyonel Türk Müslüman kadın fotoğrafçı…

300ilk_turk_kadin_fotografci_naciye_suman_hanim

YAŞAMI

23 Nisan 1881 – 23 Temmuz 1973 tarihleri arasında yaşadı. Üsküp’te dünyaya geldi. Babası, binbaşı Salih Bey’dir.

22 yaşında Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ile evlendi. Bu evlilikten üç çocuk sahibi oldu. Balkan Savaşı’ndan sonra ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etti. Bu göç sırasında Macaristan sınırında, trende dünyaya gelen dördüncü çocuğu doğumdan kısa süre sonra hayatını kaybetti.[2]

İstanbul’’da Beşiktaş Yıldız’daki Saitpaşa Konağı’nda yaşadı. Savaştan sonra bir süre Viyana’da kalan ve bu sırada fotoğrafçılığı öğrenen eşi İsmail Hakkı Bey, İstanbul’a geldikten sonra yaşadıkları konağın çatı katını fotoğraf stüdyosu haline getirmiş ve Naciye Hanım’a da fotoğrafçılığı öğretmiştir. Naciye Hanım, 1. Dünya Savaşı’nda eşinin cepheye gitmesinden sonra ailenin geçim sıkıntısı çekmesi üzerine 1919’da evinin çatı katında bir fotoğrafhane açtı. “Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi” adlı bu işletme kadın müşterilere hizmet veriyordu.

Naciye Hanım, stüdyosunda fotoğraf çekmenin yanı sıra düğünlere fotoğraf çekimine gitmiş; sarayda Sultan Reşat’ın torunlarına fotoğraf dersi vermiştir.[2] Ayrıca saraydan gelen harem ağalarıyla sultanlar stüdyosunda Naciye Hanım’dan ders aldılar.[2]

Kurtuluş Savaşı yıllarında savaşa katılamayan eşi ile birlikte çalışan Naciye Hanım, stüdyosunu Beyazıt’ta bir aparmana taşındı. Savaştan sonra eşinden ayrıldı ve 1930’a kadar fotoğrafhanesini tek başına idare etti. Kızının evlenip Ankara’ya yerleşmesi ve ardından doğum yapması üzerine 1930 yılında fotoğrafhanesini kapattı ve Ankara’ya taşındı. Soyadı Kanunu’ndan sonra oğlunun aldığı “Suman” soyadını kullandı. 23 Temmuz 1973’te hayatını kaybetti.

FOTOĞRAF

“Birinci Dünya Savaşı başladı ve kocam cepheye gitti. Üç kızım, bir oğlum, annem, üç evlatlığımız, ninem ve evde bize hizmet eden dört, beş askeri geçindirmek mecburiyetinde idim. Savaş yıllarında, paramız tükendi ve ailemden kalma gümüş bir tepsiyi satmak zorunda kaldım. Ama önemli bir karar almama da sebep oldu. “Ben insan değil miyim, ben hayatımı kazanamaz mıyım, çocuklarıma bakamaz mıyım? İlla ki bunları satarak mı yaşayacağız” dedim ve ertesi günü bir fotoğrafhane açmaya karar verdim. Zaten çatı katındaki çamaşırlık, kocamın fotoğraf merakı yüzünden bir stüdyoya dönmüştü. Burası camlı bir bölümdü ve fotoğraf çekimi esnasında kocam, camlardaki perdeleri bir sopa yardımıyla çekerek ışığı yönlendirirdi.

1919 yılının başında, Beşiktaş Yıldız’da oturduğumuz Sait Paşa konağının önüne “Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi – Naciye” yazdırdığım bir tabela asarak çalışmaya başladım. İlk gün 10 kişi geldi.

Kadınlar, fotoğrafhanemde çektirdikleri fotoğraflarını, cephede savaşan eşlerine gönderirlerdi.”
(Naciye Hanım)

Naciye Hanım, 1921’e kadar evinin çatı katında açtığı stüdyosunda çalıştıktan sonra, stüdyosunu Beyazıt’a taşımıştır. Ve aynı yıl Kadınlar Dünyası Dergisi’nde verilen bir haberde, Naciye Hanım’ın fotoğrafhânesi tanıtılmış ve kadınlar tarafından desteklenmesinin önemi vurgulanmıştır.

“Naciye hanım namında bir hemşiremizin hanımlara mahsus bir fotoğrafhane işletmekte olduğunu haber aldık. Bu müteşebbis ve faal hemşiremizi takdir ve teşvik etmek borcumuzdur.”
(“Naciye Hanım”, Kadınlar Dünyası, Havadis-i Dünya bölümü, 8 Kânun-i Sani/ Ocak, 1921, no. 192/2, s.11, aktaran: Serpil Çakır, Osmanlı Kadın Hareketi, İstanbul, 2011, 3. Baskı, s. 386)

“Anneannem, fotoğrafçılıktan çok para kazanmış. Fakat annem evlenip Ankara’ya yerleşince ve ardından da doğum yapınca 1930 yılında fotoğrafhânesini kapatmış, bana bakmaya Ankara’ya gelmiş.”
(Sevgi Divitçioğlu, “İyi bakılacağımıza eminim, çünkü anneme nasıl bakıldığını gördüm.” Darüşşafaka Rezidans, Mayıs 2011, s. 29.

Fotoğrafçılık öğretmeni Naciye Hanım

Naciye Hanım’ın, kadınlara fotoğrafçılık dersi de verdiği kadın tarihi araştırmacısı Serpil Çakır ve fotoğraf tarihi araştırmacısı Seyit Ali AK’ın çalışmalarında belirtilmiştir.

Serpil Çakır, Osmanlı Kadın Hareketi, İstanbul, 2011, 3. Baskı, s. 386.
Seyit Ali Ak, “İlk Profesyonel Kadın Fotoğrafçımız: Naciye Hanım”,  Sanat Olayı,  Mart 1985, no.84, ss.78-79.

Naciye Hanım fotoğraf arşivi

Naciye Hanım’ın resim arşivi günümüze ulaşmamıştır. Naciye Hanım’ın fotoğraf stüdyosunun adı olan, Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi – Naciye damgasını taşıyan sadece altı tane fotoğraf, Gülderen BÖLÜK koleksiyonunda bulunmaktadır.

D32E221CBF2CA649A357F0C0bFotoğraf; (Soldan sağa) Nusret Suman, Naciye Hanım, İsmail Hakkı Bey (kucaktaki) Nedret Ekşigil,  Fikret Suman

179_2_naciyehanim-2-big

 

Naciye-Suman-Kızı-ve-TorunuFotoğraf: (Soldan sağa) Sevgi Divitçioğlu (Ressam-Naciye Hanımın torunu- Naciye Hanım – Nedret Ekşigil (Ünlü Terzi – Naciye Hanımın kızı)

Hakkında Yazılanlar

Serpil Çakır, Osmanlı Kadın Hareketi, İstanbul, 2011, 3. Baskı.

Sevgi Divitçioğlu, “İyi bakılacağımıza eminin, çünkü anneme nasıl bakıldığını gördüm.” Darüşşafaka Rezidans, 5/2011, p. 29.

Gülderen Bölük, İstanbul’un 100 Fotoğrafçısı, İstanbul 2009.

Seyit Ali Ak, Erken Cumhuriyet Dönemi Türk Fotoğrafı 1923-1960, Remzi Kitabevi, 2001.

Gülderen Bölük, İlk Profesyonel Kadın Fotoğrafçı: Naciye Suman, Yeni Aktüel , sayı 168,

Füsun Altınok, “Vizörde kadın gözü”, rengarenkkırmızı.com,

Erol Çınar, “Yüzyıllık Çınar: Nedret Ekşigil”, http://www.focafoca.com/yazdir.asp?id=3798

Seyit Ali Ak, “İlk Profesyonel Kadın Fotoğrafçımız: Naciye Hanım”, Sanat Olayı, Mart 1985, no. 84, ss.78-79.

Seyit Ali Ak, “İlk Kadın Fotoğrafçılarımız”, Gösteri, Haziran 1983.

Kaynakça

http://www.istanbulkadinmuzesi.org/naciye-hanim-suman/?tur=Alfabetik

http://www.yeniaktuel.com.tr/top106,168@2100.html

Naciye Suman tanıtım sayfasında yararlanılan kaynaklar:

Reklamlar

About Nagihan Şekercioğlu

24 Şubat 1981 tarihinde Adapazarı’nda doğdu. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimini Sakarya’da sürdürdü. Doğayı, insanları, kısacası yaşamı keşfetme arzusuna fotoğraf eklendiğinden beri büyülü dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakmaya başladı. Hayata vizörden bakmak… “IŞIK”, fotoğraf tutkunları için ne kadar önemliyse, bilgi de o kadar önemliydi O’nun için… Ailesinin ve aile büyüklerinin büyük desteği ile fotoğraf deneyimlerini kazandı. Camera Obscura’nın, fotoğrafın büyüsünü hareketli görüntü bilgileriyle yoğurduğu, sayısal görüntünün hayatında olan yerini öğrendiği, sinemadan, heykele, mimariden, ebruya, resme, kısaca bir bütün olan tüm görsel kültür dallarına tanık olduğu için çok şanslı olduğunu belirtmek istemektedir. Açılan yeni ufuklar, pencereler, değişen bakış açıları… Ve en önemlisi hayatına kattığı değer… Yaşamın büyüsüyle insanı anlayan, yorumlayan büyülü dünyada çalışmalarına devam etmektedir. “Hayata vizörden bakmak… Bakıp görebiliyor, görüp hissedebiliyor, hissedip bunu kalpten yaşıyor, paylaşıyorsak eğer çok şanslıyız demektir. Bir parça ekmeğin değerini bilen ve onu paylaşan, ne olursa olsun hayata gülümseyen iyi niyetli insanlarız. Şükürler olsun.” Nagihan ŞEKERCİOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s