Gel Ey Seher!

Reklamlar

Sesim İz Olsun…

 

Portreler

Orada bir köy var dedik uzakta ve düştük yollara…

Konya’nın Hüyük Köyü’nün güzelleri…

 

https://500px.com/embed.js

 

 

https://500px.com/embed.js

“KONYA DİYE BİR KÖY VARMIŞ ÖĞRETMENİM!”

Fotoğrafın birçok dalla ilişkili olduğunu, bir bütün olduğunu hepimiz biliriz. Psikoloji, tarih, sosyoloji bunlardan sadece birkaçı…

Işıkla resmeden bizler, çoğu zaman güzel paylaşımlarda bulunuruz. Kimi zaman bir fotoğraf, kimi zaman güzel bir söz, kimi zaman da naçizane bir hediye…

Gittiğimiz yerlerde iz bırakabilmek, yüreklere dokunabilmek, kilometrelerce uzaktaki bir köy çocuğunun gülen yüzünü görebilmek, hatta görmediğimiz insanlara ulaşabilmek…

İşte bunlardan birini, geçtiğimiz haftasonu Sille Sanat Sarayı’nın düzenlediği “Sarayın Sultanları Buluşuyor” fotoğraf festivalinde yaşadık.

Sayın Lale ÇAKTI hanımın ve Sayın Şadiye YILMAZ BİLİR hocamızın bizlerden okulundaki çocuklarının kütüphanesi için birkaç kitap istemesi de bu paylaşımlardan en güzeli ve anlamlısıydı.

Hepimizin yüreğinde iz bıraktığı bu küçük bilgilendirmeyi paylaşmak isterim.

Şadiye öğretmenimizin görev yaptığı Konya’daki köy okulunda bir öğrencisinin çantasını görünce öğrencisine: “Ne güzel bir çantan varmış senin öyle. Nereden aldınız? ” diye sorduğu sorusuna cevaben minik öğrencisinin: “Konya diye bir köy varmış öğretmenim. Babam oradan almış. ” demesi…

İşte hayatın acı bir gerçeğiydi…

“Bizler için önemsiz ya da ulaşılması çok kolay olan bir nesne bazıları için imkansız olabiliyor” diyor Şadiye hoca.

Gözyaşlarımızı tuttuk belki de ancak o miniklerin hayatına küçük de olsa bir umut, bir ışık kattık. Buna yürekten inanıyorum.

Böyle bir paylaşımda bizlere aracı olduğunuz için teşekkürler Şadiye hocam, teşekkürler Lale hanım.

 

“Sarayın Sultanları Buluşuyor 2017”

Tarihin ve sanatın buluşma adresi Sille Sanat Sarayı, yine güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptı.

25-26 Mart 2017’de gerçekleşen fotoğraf festivalinde, Türkiye’mizin dört bir yanından, yavru vatan Kıbrıs’ımızdan gelen kadın fotoğrafçılarla birlikte fotoğraf dolu iki gün geçirdik.

İlk gün, Konya’nın Hüyük İlçesi Zıvarık Mahallesi’nde ve Şükran Köyü’nde fotoğraflar çektik. Aynı gün akşam Konya’da semâ töreni izledik.

İkinci gün, Sille Sanat Kafe’de kahvaltıyla başlanıldı. Düzenlenen fotomaratonun jüri üyeleri olan; Sayın Güler ERTAN, Sayın Gül EZEN ve Sayın Gülnaz ÇOLAK fotoğrafların değerlendirmesini yaptı. Konya Polisevi’nde ödül töreni gerçekleşti.

“Sarayın Sultanları Buluşuyor” festivali katılanlara sertifikalarının verilmesi ve etkinliğe özel üretilen magnetlerin hediye edilmesi ile sona erdi.

Başta Sayın Reha ve Şadiye BİLİR olmak üzere ev sahipliği yapan ve yeni tanıştığımız tüm üyelerimize sonsuz teşekkürler…

http://www.sillesanat.com/Haberler_Duyurular/sarayin-sultanlari-bulusuyor-festivali-sona-erdi_225

Geçen seneki festivalimizin linki:

https://nsekercioglu.com/2016/03/06/sarayin-sultanlari-bulusmasi/

Türkiye’nin Renkleri



Okumaya devam et

Lale Zamanı

 

Siyah & Beyaz

 

Karma I

Hayaller… Hayatlar…

Yanılgılarım, hayal kırıklıklarım, belki de hatalarım, kalp acılarım oldu… Evet… Anlatamadıklarım, söyleyemediklerim, içimde susan, dilime gelen… Perdelerin arkasından doğan güneşi beklemek ise bir umuttu benim için… Deniz çok uzakta olsa da denizin maviliğini hissetmek de bir umuttu…

Yorulmuşum susmaktan… Sessizliğime kibrit çakmış gibiyim oysa şimdi. Senin gücünle tekrar ayağa kalkmak mı istedim? Kim bilir?

Ölümün olduğu bu dünyada ki çok kayıplarım oldu, biliyorsun… Acılarıma tuz basmayı hep bildim. Her şeyin gelip geçiciliği (ne para, ne mülk ) o kadar açıkken, bir bebeğin gülümsemesini, bir güvercinin çırpınışlarını, toprağın yağmurdan sonraki huzur veren kokusunu, bir çay bahçesindeki tavşan kanı çayı, izlenmemiş filmleri, okunmamış kitapları ve farkına varamadığımız hayatın güzelliklerini… Azla yetinmeyi, mütevazı olmayı, sevgiyi aramayı, saygıyı duymayı, sadık olup bunu karşından da beklemeyi, paylaşmayı, ideallerinin peşinden koşmayı… Yeniden doğarcasına hayallerin gerçekleşmesini umut etmek, dua etmek… Bu hayatta verebilecek en güzel cevap… Küllerinden yeniden doğmaktır belki de…

Hiçbirimiz kaderimizi bilemiyoruz ki… Bazen aptalca duyguların esiri oluyoruz. Şeytan giriyor kanımıza… Değerlerimizi yitiriyoruz. Adam gibi adam arıyoruz. Kanatlarının altında sığınacağımız biri… Tıpkı kıyısını arayan bir kayık gibi… Çok şey mi istiyoruz peki? Hayır.

Şimdi lanet olası bir tarih geliyor aklıma… Tarihsel olayların beynimizde yarattığı vurgular belki acı, belki mutluluk, belki umut oluyor. Ve ben ne olursa olsun umudumu yitirmek istemiyorum. Aptalca olsa da…

Gelen günler geçenlere benzemese de zorluklarla korkmadan yaşayacağım sanırım. Hayata gıcıklık olsun diye gülümseyeceğim her zamanki gibi… Ve salatayı masada ortaya getireceğim, belki de ortanın sağına… ( Right in the middle 🙂 )

KİM BİLİR?

Belki garip gelecek sesinde sessizliğimi duymak.
Şiir tadında...
Türkü tadında...
Bir fotoğrafın büyüsünde...
Kim bilir?
Belki ırmağın coşkusu kulaklarındadır.
Dünyaya sağır olsan da duyarsın.
Aldırış etmezsin, acılarını, özlemlerini...
Yaşam seni kucaklar.
Bir martının çırpınışları...
Bir kedinin partilerini açması...
Bir bebeğin gülücüğü...
Her şeyin farkına varırsın.
Sesinde sesim yankılanır.
Kim bilir?

N.Ş.

852a